DAVAM

2014-03-04 19:52:00

Elbette Cennet mekân Erbakan Hocamızdan bahsedeceğim. Ve tabii davasından ve de DAVAM kitabından. DAVAM’ı herkes okumalıdır. Tavsiyemdir. Erbakan’ı anlamak ve davasını tanımak için önemli bir kaynak DAVAM. Erbakan Hocamızı anlamak, ciltler dolusu kitaplarla belki mümkün olabilirdi. Ama o kendisini daha kısa ve daha öz olarak sadece bir kitapta anlatmış ve işimizi kolaylaştırmış. Allah mekânını Cennet eylesin. DAVAM’ı hazırlayan ve emek veren herkese teşekkürü bir borç bilip ve bu satırlarla o borcu ödemek mümkünse peşinen ödemek isterim. Rabbim razı olsun kendilerinden. Rahmetli Hocamız DAVAM’da kendisini anlatmamış. Hakkı anlatmış. Yaratılışı, yaratılanları, kâinatı, mahlûkatı, insanı anlatmış. Kendisini tanıtmamış, varlığın hikmetini, varoluşun gayesini anlatmış. İnsanın değerini anlatmış… Basit dünyalık menfaatlerin peşine düşmemiş… O, aslında insanın acziyetini ispatlamış. Dağları yerinden oynatacaklarını zannedenlerin aslında bir sivrisineğin kanadındaki hikmeti açıklayamayacak kad  ar aciz olduklarını ispatlamış. Dünyayı kana bulayanların dahi tehlikede olduklarının, her şeye rağmen onların da kurtuluşa ihtiyaçları olduğunu kendine dert edinmiş. Hatta bu konudaki düşüncelerini bir cümleyle şöyle ifade ediyor. ‘Bizim inancımızda kimse kendisi için yaşamaz, kardeşi için yaşar. Menfaatçiliği öldürmenin yolu budur.’ diyor. Buradan insanlığı karanlık bir sona doğru gözünü kırpmadan götürmeye çalışan gözü dönmüşlere bile hile hurda düşünmediğini bir kez daha, daha iyi idrak ediyoruz. Kendisini insanlığın efendisi kabul eden Batılıların bilimde, teknolojide, tıpta ilerlemiş olmalarının hiçte abartılacak bir şey olmadığını suratlarına çarpıyor. Bug... Devamı

YÜZ AKIMIZ İKİ İMZA - 2

2014-03-04 19:41:00

1973’de dünyada yaşanan petrol krizi ve onu takip eden küresel durgunluk, bir kez daha Yalta Konferansı’yla kararı alınan ‘Yeni Dünya Düzeni’ planını gündeme getirdi. Buradan hareketle 1975’de ‘gelişmiş ülkeler’ olarak Fransa, Al-manya, İtalya, Japonya, İngiltere ve Amerika, G–6’yı kurdular. Bir yıl sonra da Kanada guruba dâhil oldu ve isim G–7 olarak değiştirildi. Böylelikle büyük bir güç haline gelen G–7’ler, başta petrol olmak üzere dünya ekonomisinin önemli kaynaklarına yön vermeye başladılar. İlk önce petrol zengini ülkeler arasında kargaşalıklar çıkardılar. 1980’de İran ve Irak arasında savaş zemini oluşturdular ve iki ülkeyi sekiz yıl boyunca birbiriyle savaştırdılar. Bu savaş, iki ülkeye 150 Milyar dolar ve bir milyon da insanın hayatına mal olmuştu… Ancak soğuk savaş, G–7’lerin önünde bir engel olarak duruyordu. Nihayet Rusya ile yapılan gizli anlaşmalar, 1991’de Varşova Paktı’nın yıkılmasını getirdi… Neticede Rusya, 2002’de G–7’ler oluşumuna katıldı. Böylelikle Yeni Dünya Düzeni despotizmcileri sekiz ülkeye çıktı ve G-8’ler olarak anılmaya başladı. Arkasından 1990’lı yıllarda İslam ülkelerine yönelik başlatılan savaşlar, 2000’li yıllar itibariyle hız kazandı. Körfez Savaşı, Bosna Hersek, Azerbaycan ve Çeçenistan soykırım ve katliamları, Irak ve Afganistan işgali; Şimdi de Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da vuku bulan hadiseler aldı başını gidiyor. Hepsi de Müslüman ülkelerde cereyan ediyor. Hep de kuvveti üstün tutanlar tarafından yapılıyor ve hep de Müslümanlar zarar görüyor. … Yaşanan bu zulüm düzeni artık insanlığı usandırmış durumdadır… Artı... Devamı

YÜZ AKIMIZ İKİ İMZA - 1

2014-03-04 19:40:00

Dünyada tarih boyu insanlık aleyhine çok, lehine az sayıda atılmış imzalar vardır diye düşünüyorum. Bunlardan bizim ülkemizi, Milletimizi ve Ümmeti ilgilendiren en önemli olanlarını ele almak istedim. Bu vesileyle son dört yazımı bu konuya ayırdım. Bizi ilgilendiren ve maalesef yüz karamız olan iki imzayı önceki iki yazımda yorumlamaya çalıştım. Orada dikkatleri celbeden en önemli şey kanımca tarihlerdi. Asıl bizi bağlayan atılan imzaların altında yatan gerçeklerdir. Ancak seçilen tarihlerin de Millet olarak bağımsızlığımız ve  kalkınmamız adına attığımız adımların seneyi devriyelerine denk getirilmesi oldukça manidar ve bir o kadarda sinsidir. Tabii bu Batılıların dayatmacı ve de ikiyüzlü olduklarının ayrıca kanıtıdır. Bu yazımızda da yine iki imzadan bahsedeceğiz. Ancak bu seferkiler yüz akımız olan imzalar olacak. Bu imzalardan bir tanesi atıldı. Diğeri ise zamanı gelince atılacak inşallah. İlki 15 Haziran 1997’de atılan imzadır ki o, D–8’in resmen kuruluş deklaresine atılmıştı.  D–8, 54. Erbakan Hükümeti zamanında Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya gibi gelişmekte olan sekiz İslam ülkesinin iştirakiyle oluşan ve kalkınma ve işbirliği güden oluşumun adıdır. Rahmetli Erbakan Hocamızın liderliğinde bu sekiz ülke devlet adamlarının bir araya gelerek oluşturduğu ve de başta bu ülkeler olmak üzere dünyadaki bütün mazlum milletlerin kalkınmasını hedef almış olan hemen her alanda faaliyet gösteren bir kuruluştur. D–8’ler, birilerinin değer yargılarına saldırı amacı gütmemektedir. Aksine dünyada yaşayan bütün insanlara hak ettiği değeri vermek ve onların iki dünya saadetini temin etmek amacı taşımaktadır. Ezen ve ezilenin olmadığı ‘Yeni bir Dünya’ kurma hedefi vardır... Devamı